WhatsApp
TurkishExporter Yeni Adres
NARLI BOTANİK LTD. ŞTİ.

NARLI BOTANİK LTD. ŞTİ.

Standart Üye
Nar Fidanı

Nar Fidanı

İklim istekleri: İklim ve toprak istekleri bakımından seçici değildir. Deniz seviyesinden 1000 m yüksekliğe kadar hemen her yerde yetiştirilir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen yöreler uygundur. Nar yıllık ortalama 500 mm’lik yağış ister. Bu yağışın çoğuna ilkbaharda ihtiyaç gösterir. Yazın yağan yağmurlar meyve kalitesini bozar. Olgunluğa yakın dönemde yağan yağmurlar ise meyve kabuğunun çatlamasına neden olur. Meyve oluşumu döneminde kuru hava koşulları en kaliteli meyvenin oluşmasını sağlayarak pazar değerini artırır. Bitki genellikle -10 0C’ye kadar dayanır. -15 0C ve daha düşük sıcaklıklarda dallar, -20 0C’de bitki zarar görür. Tropik iklimlerde her dem yeşil olmasına karşılık, subtropik ve ılıman bölgelerde yaprağını dökmekte ve çok az bir soğuklama ihtiyacı göstermektedir. Geç çiçek açtığı için ilkbahar geç donlarından zarar görmez. Geç olgunlaşan çeşitlerde meyve sonbahar erken donlarından etkilenebilir. Çiçeklenme 50–70 gün, vegetatif gelişme 180–215 gün, meyve gelişmesi 120–160 gündür. Toprak istekleri: Nar, çok çakıllı kumlu topraklardan, killi ve ağır topraklara kadar hemen her türlü toprak tiplerinde yetişebilir. Ekonomik ürün alabilmek için en uygun topraklar derin, tınlı, geçirgen, hafif alkali, organik maddelerce zengin olanlardır. Ayrıca çok kurak ve çok nemli toprak koşullarında da yetişebilir. Birçok bitki türü için zararlı olabilecek yüksek tuz miktarına tolerans gösterebilir. Her iklim şartında 150 ile 200 yıl kadar yaşayabilmektedir. Toprak alkali veya asit olabilir. 1.6. Bahçe Tesisi Nar bahçelerine dikilecek fidanlar mutlaka 1 yaşında olmalıdır. Daha yaşlı fidanlarla kurulacak bahçelerde şekil vermek mümkün olmadığı için tercih edilmez. Mutlaka 2 veya daha fazla yaşlı fidanlarla bahçe tesis edilecekse 1. yılsonunda şekil verilmiş ve tüpe alınmış ya da baştan tüplü fidanlar tercih edilmelidir. Nar bahçesi, doğrudan çelikle ya da köklü fidanlarla kurulabilir. Ancak çeliklerin doğrudan bahçeye dikilmesi çeşitli bakım güçlükleri ve verim kayıplarına yol açacağından nar çeliklerinin bir fidanlık parselinde köklendirilip bir yıl süreyle burada bakımları sağlandıktan sonra boylama yapılarak bahçeye dikilmeleri daha iyi sonuç verir. Nar yetiştiriciliğinde toprak öncelikle yaz aylarında pulluk tabanını kırmak için dip kazanla işlenir. Daha sonra pullukla derin sürüm yapılır. Sonbahar döneminde ise 40-60 cm derinlik ve çapta dikim çukurları açılır. Çukurlar üst toprak ve yanmış çiftlik gübresi karışımıyla doldurularak yabancı otlar temizlenir. Nar fidanları sonbaharda yaprak dökümünden başlayarak kış ayları boyunca ve erken ilkbaharda dikilebilir. Kışları çok soğuk geçmeyen bölgelerde sonbahar dikimi daha uygundur. Dikim yapılırken fidanın çelik kısmında tırnak kalmışsa kesilir. Zayıf sürgünler alınır, fazla uzun kökler kısaltılır. Sürgünün 50–60 cm’den tepesi alınır. Sürgün yeterince boylanmamış, zayıf gelişmişse dikimden hemen sonra 2–3 göz üzerinden kesilerek gelecek yıl için kuvvetli sürgün oluşumu sağlanır. Sonra daha önce toprak - gübre karışımı doldurulmuş çukurdan fidanın çelik kısmının tamamı toprak içinde kalacak kadar karışım alınır. Fidan buraya yerleştirilerek tekrar aynı toprak gübre karışımı ile takviye yapılır. Fidan diplerindeki toprak ayakla iyice bastırılır. Can suyu vermek üzere etrafına küçük bir çanak yapılır. Çok rüzgârlı bölgelerde karşılıklı iki herek çapraz olarak fidana yaklaştırılarak bağlanır. Sulama Nar ağaçları, sıcak ve kuru hava şartlarının yanı sıra nemli ve serin toprak şartlarından hoşlanır. Yağışların yeterli olmadığı dönemlerde narlarda sulama şarttır. Kaliteli, bol ürün elde etmek ve meyvelerin çatlamasını önlemek için düzenli sulamanın 10-15 gün arayla yapılması gerekir. Narın sulama zaman ve miktarı iyi ayarlanmalıdır. Eksik, aşırı ya da düzensiz sulamalarda meyve kabuğunda çatlamalar görülür. Narlar genellikle tava ve karık yöntemi ile sulanır. Damlama sulama, mini spring veya sızdırma usulü sulama narlar için en idealidir. Özellikle odun gözlerinin sürmesi, çiçek tomurcuklarının görünmeye başlaması ve meyve gelişmesi döneminde bol miktarda sulanmalıdır. Meyve olgunlaştığında, derimden 10–15 gün önce sulama kesilmelidir. 2.2. İlaçlama Meyve çatlamaları: Genellikle olgunluk ile meydana gelir. Olgunluk ilerledikçe hasat edilmeyen meyvelerde çatlama miktarı artar. Çatlama, kabuğun meyvenin iç gelişme basıncına dayanamamasından meydana gelir. • Meyve çatlamasının başlıca nedenleri; • Olgunluk zamanı, • Aşırı ve düzensiz sulama, • Kabukta güneş yanıklığı ve fiziksel zararlar, • Hasat zamanı aşırı yağışlar, • Bitki beslemedeki dengesizlik, • Yüksek gece-gündüz sıcaklık farkı • Kuraklık sonrası esen sıcak rüzgar, • Bazı hastalık ve zararlılar başlıca nedenleridir. Kahverengi leke hastalığı: Hastalık ilkbaharda genç yapraklar, çiçek ve küçük meyvelerde görülür. Yapraklarda küçük, düzensiz ve k oyu renkli lekeler meydana gelir. Hastalık ilerledikçe bu lekeler genişler. Mücadelesinde; o Çiçek tomurcukları belirginleşmeye başladığı dönemde, o Taç yapraklar dökülünce, o Meyveler yarı büyüklüğe ulaşınca yapılacak fungusit uygulamaları başarılı sonuçlar verir. Enfekteli ürünler uzaklaştırılarak imha edilmeli, sık dikim yapılmamalıdır. İyi budama yaparak ağacın havalanması sağlanmalıdır. Meyve çürüklüğü: Hastalık meyveleri enfekte eder. Kabuk üzerinde düzensiz, sert birçok siyah şekilde nokta bulunur. Bu lekenin etrafı kalın koyu renkli bir hale ile çevrilidir. İklim koşullarına göre ve çeşit duyarlı olduğunda tüm yüzey bu lekelerle kaplanabilir. Mücadelesinde; o Tam çiçeklenme döneminde, o Meyveler fındık iriliğine gelince, o Meyveler 1/3 iriliğe ulaşınca, o Meyveler yarı büyüklüğe gelince fungusit uygulamaları önerilir. Kültürel uygulamalara da dikkat edilmesi gerekir. Aspergillus meyve çürüklüğü: Hastalık meyvenin olgunlaşma döneminde daha çok görülür. Depolanan narlarda önemli bir sorundur. Taç yaprağa yakın meyve üzerinde önce renk açılması görülür. Enfekte olan bölgede kabuk yumuşar, sulu bir görüntü alır. Bu kısma çürükçül böceklerin de gelmesiyle hastalık hızla ilerler. Meyve kesildiğinde tüm meyve içinin siyah renkli fungus ile kaplandığı görülür. Penicilium ve Trichoderma meyve çürüklükleri: Genellikle kaliksteki (meyve tacı) herhangi bir böcek zararından sonra görülen çürümelerdir. Depolanan narlarda asıl meyve çürümelerine yol açarak zarar meydana getirir. Meyve dışarıdan sağlam görünse de içi açıldığında tamamen çürümüş olduğu görülür. Güneş yanıklığı: Olgunluk zamanı özellikle koyu renkli nar meyvelerinde gün boyu aşırı ışıklanma nedeniyle meyve kabuğunun yanmasıdır. Yanan bölge tamamen siyah bir renk alır ve zamanla bu bölgede küçük çatlaklar oluşur. Güneş yanıklığında mücadelede kaolin gibi örtücü bir madde ya da gölgeleme ağları kullanılabilir. Gövde zamklanması: Hastalık etmeni toprak kaynaklı bir fungustur. Ağır su tutan drenaj problemi olan yerlerde hastalık daha hızla yayılır. Özellikle toprağa yakın olan kök boğazında kuruluk görülür. Daha sonra kabuk dokusu çatlar. İletim demetleri fungusun enfeksiyonu nedeni ile tıkanır, kahverengileşir. Ağaçta sararma ve gelişme geriliği başlar. Şiddetli enfekte olan bitkiler kurur. Mücadelesinde; o Damlama sulama yöntemi ile sulama yapılmalı, o Sulama sırasında gövde ve kök boğazı ıslanmamalı, o Toprağa bol organik madde verilmeli, o İlkbahar, yaz ve sonbahar sürgülerine fungusit uygulanmalıdır. Ayrıca kök boğazı ve gövdeye uygulanan fungusitlerin de faydası olur. Mücadelesinde o Kış ve ilkbahar aylarında, gövde ve dalların % 1’lik bordo bulamacı veya bakır içerikli diğer ilaçlarla iyice yıkama şeklinde ilaçlanmalıdır. Harnup güvesi: Nar meyvelerini kurtlandırarak meyvelerin çürümesine ve pazar değerinin düşmesine neden olmaktadır. Zararlı, yumurtalarını ben düşme döneminde özellikle güneş gören meyvelerin kaliksine (meyve tacı) genellikle tek tek bırakmaktadır. Yumurtadan çıkan larvalar, ilk önce meyve tacına daha sonra ise meyve içerisine girerek tanelerde beslenmektedir. Bu şekilde zarar görmüş nar meyvelerinin dış kabuğunda önce kahverengileşme daha sonar ise meyvenin tamamının çürüdüğü görülmektedir. Nar yaprakbiti: Yaprak altında, sürgün uçlarında, çiçek ve meyveler üzerinde yerleşerek koloniler oluşturan zararlı, daha çok sık dikim yapılmış, düzenli budama yapılmayan, nem oranı yüksek, yoğun ilaçlamaların yapıldığı bahçelerde sorun oluşturur. Nar yaprakbiti, bitki öz suyunu emerek beslenir. Salgıladığı tatlımsı sıvı madde ile fumajine (siyah küf tabakası) neden olur. Yoğun fumajine bağlı olarak bitki gelişimi zayıflar, ürünün kalitesini ve pazar değerini düşürür. Nar beyazsineği: Yaprak üzerinde çok yavaş hareket eden erginlerin bulundukları yaprak yüzeyi ve üzerleri beyaz toz şeklinde mumsu madde ile kaplıdır. Beyazsinek erginleri, nar yaprakları oluşmaya başladığında görülür. Nar beyazsineği, bitkinin yaprak altında beslenerek bitkiye doğrudan zarar verdiği gibi yoğun tatlımsı madde salgılayarak fumajine de neden olur. Gübreleme Gübreleme yaprak ve toprak analiz sonuçlarına göre yapılmalıdır. Bilinçli bir gübrelemenin amacı, bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini gereken miktarda ve zamanında, bitkinin alabileceği formlarda toprağa vermektir. Eğer analiz yaptırılmadıysa ve besin elementi noksanlığı belirtileri görülmüyorsa narlarda organik gübre uygulanır. Narların gübrelenmesi konusunda yapılan araştırmada, organik gübrelerin gelişme, verim ve kaliteye çok önemli etkisi olduğu saptanmıştır. Narlara verilecek çiftlik gübresi iyi yanmış olmalıdır. Dekara 2–3 ton çiftlik gübresi sonbahar-kış aylarında bütün bahçeyi kaplayacak şekilde verilerek çapa ile toprağa karıştırılmalıdır. Nar için yeşil gübreleme yapılması da yararlı sonuçlar verir. Bunun için bakla, fiğ gibi bitkiler nar bahçesinin tamamına ekilir. Ekimi yapılan bitkiler çiçeklenme döneminde bahçe sürülerek toprağa karışımı sağlanır. Bu bitkilerin toprağı azotça zenginleştirmesi bakımından da yararları vardır. Azot nar için oldukça önemlidir. Sürgün gelişimi ve meyve büyümesi için azotlu gübre kullanımı şarttır. İlk yıllarda ağaç başına 50 - l00 g saf azot amonyum sülfat 250 – 500 g verilmesi yararlı sonuçlar verir. Tam verime geçtikten sonra bu miktar ağaç başına 200 – 300 g olarak l - l,5 kg çıkarılmalıdır. Azotlu gübreler erken ilkbahar ve yaz aylarında olmak üzere 2 defa verilir. Yukarıda belirtilen miktarın 2/3’ü mart ayında, l/3’ü ise haziran-temmuz aylarında verilmelidir. Gübrelemeden sonra ağaç hemen sulanmalı, sulamayacaksa çapa ile toprağa karıştırılmalıdır. Fosforlu gübreler ise çiçeklenme, meyve tutumu ve kök gelişmesiyle ilgilidir. Narın fosfor ihtiyacı tam verim çağında l00–200 g saf fosfor triple süper fosfat olarak yaklaşık 250 – 500 g olarak belirlenmiştir. Fosforlu gübreler kış aylarında dal uçlarının ulaştığı bölgelerde 20 – 30 cm derinlikte ağaç çevresinde açılan 4 – 6 adet çukura verilerek üzeri kapatılır. Organik gübrelerde olduğu gibi ticari gübrelerin uygulanmasında da toprağın fiziksel ve kimyasal yapısı, ağacın durumu iyi gözlenmelidir. Toprak ve yaprak analizi yaptırdıktan sonra gübre uygulamasının yapılması en ideal durumdur. Yardımcı Kültürel İşlemler Seyreltme: Etek dalların yere değmemesi için uçları alınmalıdır. Ağaçlar yaşlandığında tepede seyreltme yapılmalıdır. Destekleme (herekleme): Ağaçlar büyüyüp yaşlandıkça dallar, yaprak ve meyvelerin olgunlaşması ile aşağı doğru sarkar. Ürünün fazla olduğu özellikle olgunluğa doğru dalların kırılma tehlikesi daha da artar. Bunu önlemek için dallara herek vererek kırılmaları önlenir. Çapalama: Dikimden sonra yapılacak en önemli işler arasında yer alır. Çapalama, sıra arası mesafelere ve yetiştirme tarzına göre ya makinelerle ya da insan gücüyle yapılır. Dikimden 10 -20 gün sonra ilk çapaya başlanarak kök boğazı doldurulur. Genellikle her sulamadan sonra çapa yapılır. • Çapalama 10- 25 cm derinliğe kadar yapılır ve faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz: o Toprağın yüzeyini gevşeterek toprağın havalanmasını temin eder. o Toprağın ufalanmış durumunu muhafaza ederek toprak nemini korur. o Sulama ve yağmurdan sonra meydana gelen kaymak tabakası Ot kontrolü: Nar bahçesinde yetişen yabancı ve yabani otlar ya ilk devrede yabancı ot ilacı kullanılarak temizlenir ya da çapalama ve elle yolunarak temizlenir. Büyük alanlarda işgücünden tasarruf etmek için ilaçlı mücadele daha uygundur.